Koronavirüse karşı psikolojimizi korumanın 6 adımı

Dünya olarak koronavirüs salgını nedeniyle zorlu bir dönemden geçiyoruz. Bu süreçte karşı karşıya kaldığımız virüsün biyolojik ve fizyolojik hasarları herkes tarafından bilinmekte ancak bu salgının yaratacağı psikolojik hasarlar da en az bunlar kadar önemli ve büyük olabilir. Bu yüzden kendimizi korumak ve dayanıklılığımızı arttırmak için bazı önlemler almalıyız.

Alabileceğiniz 6 önlemi sizler için özetledik…

Yaşadığınız duyguların farkına varın

Bu dönemde kaygı, korku, öfke, çaresizlik, yalnızlık gibi birtakım duygular hissetmemiz oldukça normaldir. İlk etapta kulağa ürkütücü gelen bu duygular aslında bizi çözüm aramaya, tedbir almaya yönelten, işlevsel duygulardır. Yapmamız gereken bu duygulardan kaçmak değil onları tanımaktır.

Yaşadığınız duyguların şiddetini ve dozunu değerlendirin

Şimdi 0 ve 100 değerleri arasında bir cetvel düşünelim, 0 değeri bu duyguların hiç yaşanmadığı düzeyken, 100 ise çok sık yaşandığı düzeyi örneklendiriyor olsun. Eğer 0’da yani bu duyguların hiç ya da ona yakın şekilde yaşandığı bir düzeydeysek önlem almaz, yardım istemez, uzmanların söylediği birçok kuralı kulak arkası ederiz. Bu istenmeyen bir durumdur. Tam tersi durumda ise yani 100 düzeyinde bu duyguları çok yoğun yaşıyorsak günlük hayatımız negatif etkilenmeye başlar. Bu sebeple duygularımızı hangi düzeyde hissettiğimizi gözlemlemek çok önemlidir.

Gerçek ve doğru bilgi veren kaynakları tercih edin

Bu süreçte edindiğimiz bilgileri hangi kaynaklardan aldığımız psikolojimiz açısından çok önemlidir. Yalan ve yanlış bilgiler aşırı kaygı ve korkuya sebep olabilir. Günlük hayatımızı ve ruhsal sağlığımızı bu negatif etkilerden korumak için bize tamamen gerçek ve doğru bilgiyi veren kaynakları tercih etmeliyiz. Bu açıdan koronavirüs salgını hakkında Dünya Sağlık Örgütü’nün ve bakanlıkların yaptığı resmi açıklamaları takip etmeliyiz.

Bilgi kaynaklarına günde en fazla bir saatinizi ayırın

Bilgileri hangi sıklıkla edindiğimiz oldukça önemlidir. Günümüzün büyük bir kısmını bu bilgileri takip etmekle geçiriyorsak kaygı, korku, çaresizlik gibi duyguları daha yoğun deneyimleriz. Bu yüzden psikolojimize zarar vermemek adına günde en fazla 1 saatimizi bu kaynakları takip ederek geçirmeliyiz.

Bu sürecin geçici olduğunu unutmayın

Bu dönemde koronavirüs tehlikesine karşı almamız gereken evde kalmak, sosyal mesafeyi korumak gibi önlemler bizde birtakım baskı hisleri yaratabilir. Bu hissi daha da arttırmamak adına kendi içimizdeki baskıyı hafifletmeliyiz. Zihnimizi, kendimizi sürekli negatif eleştirdiğimiz düşünceler yerine daha yapıcı düşüncelerle doldurmalıyız. Bu sürecin normal olmadığını ancak geçici olduğunu kendimize hatırlatmaya çalışmalıyız.

Sevdiklerinizle duygularınızı paylaşmaya çalışın

Bu dönemde tabii ki evde kalıyoruz. Ancak bu durum yüz yüze olmasa bile başka yollardan sevdiklerimizle duygularımızı paylaşmamıza engel değil. Tüm diyalog boyunca olmasa da duygu ve düşüncelerinizi birileriyle paylaşmaya çalışın, mutlaka konuşmanızın bir kısmına bunları dahil edin.

Bu içerik Koç Üniversitesi Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Merve Yalçınay tarafından hazırlanmıştır.