Yaz Aylarında Çocuk Hastalıklarına Dikkat!

Anne ve Babalar Dikkat!

Çocuklarınızın sağlıklı bir yaz geçirmesi için gerekli önlemleri aldınız mı?

Yaz aylarında sıkça görülebilecek çocuk hastalıkları:

  • Güneş çarpmaları,
  • Yanıklar,
  • Sıvı alım yetersizlikleri,
  • Su kirliliğine bağlı enfeksiyonlar,
  • Havuz ve denizden geçebilen enfeksiyonlar,
  • Düşme gibi travmatik durumlar,
  • İsilik ve mantar başta olmak üzere cilt enfeksiyonları.

Güneş çarpmaları küçük yaştaki çocukları daha çok etkilemektedir, bu nedenle güneşin tepede olduğu saatlerde korunmasız şekilde dışarı çıkarılan çocuklarda güneş yanıkları, ısının artışına bağlı olarak güneş çarpması görülebilir.

Çocukların ciltlerinin hassaslığı nedeniyle, uzun vadede cilt kanserine neden olacak UV ışınlarına da maruz kalmış olurlar. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak adına, güneş açısının eğik olarak geldiği sabah saatleri ya da öğleden sonra güneşe çıkmayı tercih etmelisiniz.

Çocuklarınızı güneşe çıkarırken şapka ve güneş kremi kullanmalı ve güneşten korunmak için tüm önlemler alınmalıdır. Güneş kremleri güneşe çıkmadan önce sürülmelidir. Yaz döneminde çocukların su içerisinde de güneş ışınlarına maruz kaldıkları unutulmamalıdır.

Çocuğunuzda güneş yanığı olursa ne yapmalısınız?

Eğer çocuğunuzda güneş yanıkları olursa, serin uygulamalar ve ağrıyı azaltan, yaraların iyileşmesini sağlayan kremler kullanılmalıdır. Yanık olan cildin enfeksiyonlara açık olacağı unutulmamalı ve bölgenin temizliğine özen gösterilmelidir. Yanık alanların su toplaması durumunda mutlaka bir doktora danışılmalıdır.

Yaz döneminde çocuk hastalıklarına yakalanmamak için alınması gereken önlemler:

  • Yaz tatilinde tercih edilen konaklama mekanlarında havuz ve deniz temizliğine dikkat edilmelidir.
  • Çocuğun su yutması ya da ıslak kıyafetlerle kalması engellenmelidir.
  • Havuzlardaki düzeyi iyi ayarlanmamış klorun cildi tahriş edici ya da alerjen özelliği olabileceği unutmamalı, çocuğa yüzme sonrası ılık duş aldırılıp kıyafetleri temizlenmelidir (ıslak veya hijyeni düşük cilt yüzeyinde mantar ve bakteriyel enfeksiyonlar oluşabilir).
  • Kaşıntı, ciltte renk farklılığı ya da cilt üzerinde lezyonlar oluşabilir. Çocuğunuza her gün duş aldırmalı ve hafif nemlendiriciler sürdürmelisiniz.
  • Kirli sularla temas sonucu çocuklarda idrar yolu enfeksiyonlarına ve sistite yatkınlık artabilir. Kız çocuklarında akıntıyla prezente olan vajinit tabloları görülebilir. Sık çamaşır değiştirilmesine dikkat edilmelidir.
  • İdrar yaparken yanma, acıma, idrar kaçırma, idrarda kan görme, karın ağrısı, ateş, kusma gibi durumlarda ise kesinlikle doktora başvurulmalıdır.
  • Çocuğunuzun ağzının kuru olması, gözyaşının azalması, idrarın koyu renkli ve az olması susuzlukla ilgili uyarıcı sinyallerdir. Böyle bir durumda sıvı takviyesi yapıp, ateş düşürücü verdikten sonra doktorunuza danışmanız gerekir.

  • Piknik alanları ya da açık alanlarda böcek, arı, kene sokmalarına karşı dikkatli olunmalı, uygun kapalı kıyafetler giydirilmeli, çocuğun vücudu soyularak kontrol edilmelidir.
  • Yatağa cibinlik koyulmalı, yatağın yerden yukarda olmasında dikkat edilmelidir. Kimyasal sinek kovucular çocuğun cildine aşırı miktarda sürülmemelidir.
  • Arı venom alerjisi olan çocuklar gerekli önlemlerini alarak açık havaya çıkmalıdır.
  • Çocuğun yanında mutlaka suluğu, ayran ya da meyve suyu olmalı ve sıvı alımı için teşvik edilmesi unutulmamalıdır.
  • Kirli su maruziyetinde en sık etkilenen organlardan biri de gözdür. Alerjik enfektif konjuktivit görülebilir. Görme bulanıklığı, gözlerde acıma, yanma ve batma hissi, kızarıklık, iltihaplı akıntı ortaya çıkar. Kulak da sık etkilenip orta ve dış kulak iltihaplarına neden olabilir.
  • İşitmede azalma ya da kayıp, dolgunluk hissi, kaşıntı, akıntı ve ateş görülebilir.
  • Çocuğun su yutması, yazın su kaynaklarında olabilecek kirlenme ya da oda havasında bekletilen bozulmuş ve enfekte olmuş gıdaların yenmesi sonrası yaz ishallerinde artış olabilir. Kusma ve ishale ateş eşlik edebilir.

Çocuğunuz ve kendiniz için tüm önlemleri aldığınıza göre mutlu huzurlu ve sağlıklı tatiller!

Bu yazı Dr. Hacer Efnan Okuyan tarafından hazırlanmıştır.

Ayrıntılı bilgi için Pediatri  Bölümümüzle iletişime geçebilirsiniz.

Yorum ekle