Kolon ve rektum kanseri erken teşhis ile tedavi edilebilir

Erken Tanı için Doktorunuza Yardımcı Olun

İnsan vücudu, düzenli çalışan bir makine gibidir. Makinenin herhangi bir yerinde aksaklık söz konusu olduğunda rutinden sapmaya neden olan bir takım değişiklikler meydana gelir. Vücudumuz da kendini ele verir. Yaşam koşullarımızı etkileyen değişiklikler, vücudumuzla ilgili farkındalığımızın artmasına yol açar. Kişinin bu noktadaki en temel vazifesi, vücudunda beliren olumsuz değişiklikleri ilk önce kendisinin farkına varıp harekete geçmesidir.

Harekete geçmek demek şikayetini dile getirip doktoruna başvurmasıdır. Bir an önce doktora başvurmak, bazı hastalıkların erken tanısı için çok önemlidir. Doktorun koyduğu tanının sonucu kötü de olsa, erken teşhis ile doğru tedavi süreci hem hastaya hem de doktora çok şey kazandırır. Doktorun tedavi sürecine yardım ederken hastanın da yaşam kalitesinde çok fazla değişiklik olmadan başarılı sonuçlar elde etme olasılığı yükselir.

Kolon ve rektum kanserinde risk fatkörleri nelerdir?

Kolon ve rektum kanseri, Sağlık Bakanlığı’nın istatistiklerine göre en sık görülen ilk 5 kanser arasında yer alıyor. En çok 50 yaşından sonra gözlenen ancak son yıllarda kesin sebepleri bilinmemekle birlikte, beslenme alışkanlıklarının değişmesi ve genetiğin önem kazanmasından dolayı daha genç yaşlarda da görülüyor.

Kişi öncelikle risk faktörlerini gözden geçirerek hastalığa karşı duyarlılık geliştirmelidir;

  1. Ailede kalın bağırsak kanseri öyküsü olanların hastalığa yakalanma riski diğerlerine göre daha yüksektir ve  hastalığın daha genç yaşta ortaya çıkma olasılığı bulunabilir.
  2. Genlerdeki değişiklikler kanser riskini arttırır. Daha önce geçirilmiş kanser hastalıkları yeniden geçirilme riski taşır.
  3. Kalın bağırsaktaki polipler iyi huylu olsa da kanserleşme riski taşır. Bu sebeple çıkartılarak düzenli aralıklarla kontrol edilmelidir. Erken tanı çok önemlidir.
  4. Ülseratif kolit ve Crohn hastalığı (iltihabik bağırsak hastalığı) olanlar kanser riski olabilecek gruptadır.
  5. Beslenme son derece önemlidir. Meyve ve sebze, kalsiyum, folat ve lif açısından zayıf, hayvansal yağ ve gıdalar bakımından yoğun beslenme programı olan kişilerin kalın bağırsak kanserine yakalanma riski daha fazladır.
  6. Sigara, tüm kanser tiplerinde olduğu gibi kalın bağırsak kanserini de tetikleyen ve uzak durulması gereken kötü bir alışanlıktır.

Vücudumuzdaki değişikleri nasıl fark ederiz?

Yukarıda saydığımız risk faktörlerine karşı duyarlılığımızı ve vücudumuza karşı farkındalığımızı sağladığımızda vücudumuzda neler olup bittiğini anlar, değişiklik olduğu takdirde fark etmeye başlarız.

Kalın bağırsak kanserinin en belirgin belirtileri;

  1. Bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler (İshal, kabızlık)
  2. Normalde olduğundan daha ince dışkılama
  3. Dışkıda kan
  4. Karın içi gaz, kramp veya şişkinlik hissi
  5. Nedeni belli olmayan kilo kaybı
  6. Sürekli yorgunluk
  7. Bulantı ve kusma

Bu bulgulardan şüphelenmeniz durumunda doktora başvurmada gecikilmemelidir. Geç kalınması halinde, yani tanı konulmadan önce bağırsağın tam tıkanması, ciddi kanamalar, tümörün bağırsak duvarını delmesi, buna bağlı kalın bağırsaktaki mikropların karın zarına yayılması, karın boşluğunda sıvı toplanması gibi tedaviyi zorlaştıran ciddi belirtiler de görülebilir. Bu belirtiler kansere bağlı da olmayabilir ancak erken tanı ve tedavi için doktora başvurulması önem arz eder. Ağrı olmasını beklemeden doktora başvurmak kanserin erken tanısında önemlidir.

 

 

 

Bu yazı  Prof. Dr. Emre Balık tarafından hazırlanmıştır. 

Daha ayrıntılı bilgi için Genel Cerrahi Bölümü ile iletişime geçebilirsiniz.

 

 

 

Yorum ekle