Unutkanlık, Alzheimer ve Demans

Bellek (hafıza), kişinin yaşadığı ya da yaşamı boyunca öğrendiği bilgileri akılda tutabilme becerisidir. Bu bilgiler depolanır ve ihtiyaç duyduğumuzda geri çağrılır. Bilgiyi öğrenme, kaydetme, depolama ve geri getirme aşamalarından birinde sorun olursa unutkanlık yaşarız. Alzheimer Hastalığı gibi nörodejeneratif hastalıkların yanında vitamin eksikliği, hipotiroidi, diabet, depresyon gibi çeşitli nedenlerle de unutkanlık ortaya çıkabilir.

Demans (bunama) ise kazanılmış olan bilişsel yetilerin birden fazla alanda kaybı olarak tanımlanmaktadır. Bu sürece bağlı olarak kişi günlük yaşam aktivitelerinde zorlanmaya başlar, mesleki performansı düşer, mali işlerinde güçlükler yaşayabilir, ev veya iş yerindeki cihazları kullanmakta zorlanabilir ve hobilerini terk edebilir.

Alzheimer hastalığı tüm demansların %70-80’ini oluşturmaktadır. Ayrıca frontotemporal demans, Lewy cisimcikli demans, Parkinson demansı gibi daha nadir görülen demans çeşitleri de bulunmaktadır. Unutkanlık, eşya kaybetme, nesneleri adlandırmakta güçlük gibi şikayetleriniz varsa, yakınlarınız sizdeki davranış değişikliklerinden bahsediyorsa veya günlük yaşamınızda bazı şeyleri yapmak eskisi gibi rahat değil ise bir nöroloji uzmanı ile  görüşümeniz faydalı olacaktır.

Unutkanlık şikayeti ile hastaneye gittiğinizde ne olacak?

Unutkanlık şikayeti ile gelen bir hastada öncelikle hasta ile görüşme ve hasta yakınlarından alınan bilgiler doğrultusunda ileri araştırma yapılır. Bu tetkikler arasında kan tetkikleri, beyin MR  görüntülemesi, nöropsikometrik testler, depresyon ölçekleri, frontal davranış ölçekleri, EEG gibi yardımcı tanı yöntemleri yer almaktadır. Bu tetkikler neticesinde tespit edilen duruma göre nasıl bir yol izleneceği belirlenir, örn. diyabet veya hipotiroidi gibi metabolik bir hastalık varsa mutlaka bunların kontrol altına alınması gerekir. Eğer hasta depresif ise psikiyatrik görüşme ve psikoterapiye yönlendirilir.

Alzheimer tedavisine erken başlanması çok önemli!

Alzheimer Hastalığı’na sebep olan, beyin hücrelerindeki yıkımı ortadan kaldıracak bir tedavi henüz mevcut değildir. Ancak günlük pratikte kullanmakta olduğumuz ilaçlar hastalığın ilerlemesini geciktirmekte ve hastanın bilişsel fonksiyonlarında kısmi bir düzelme sağlayabilmektedir. Bu nedenle tedavinin erken dönemde başlanması hastanın bellek ön planda olmak üzere, bilişsel yetilerini korumada çok önemlidir.

İlaç tedavisine ek olarak, hastanın becerilerini/belleğini korumak, işlevselliğini artırmak ve günlük yaşam aktivitelerini sürdürebilmesini sağlamak amacıyla çeşitli bilişsel aktiviteleri içeren rehabilitasyon programları uygulanmaktadır.  Buna ek olarak hastalıkla başa çıkma startejileri geliştirmek ve psikolojik destek sağlamak amacıyla hasta ile ve hasta yakınları ile terapötik çalışmalar yapılmaktadır.

Bilişsel Rehabilitasyon nedir?

 Bilişsel rehabilitasyon, hastanın hastalığının türü ve aşaması, kişinin eğitim durumu ve ilgi alanları göz önünde bulundurularak kişiye özel hazırlanan bir rehabilitasyon programıdır.  Amacı, hastalığın seyrini yavaşlatmak, henüz etkilenmemiş alanları korumak, etkilenmiş bölgelerle ilgili yaşanan kayıpların sağlam bölgelerle telafi edilerek işlevsellikteki düşüşü azaltmaktır.  Rehabilitasyon çalışmaları; planlama ve organizasyon, öğrenme ve öğrendiğini geri getirebilme, problem çözme, kategorizasyon gibi alanlarda işlevselliğin korunmasını hedefleyen egzersizleri içerir.  Buna ek olarak, hastanın yakınları egzersizler konusunda eğitilir ve bu çalışmaların evde de sürdürülmesi sağlanır.

Psikoterapi nedir?

Demansiyel süreçler sıklıkla depresyon ve anksiyete ile birlikte görülür.  Kişi sıklıkla kendisini işe yaramaz hisseder, eskiden hoşlandığı aktiviteler konusunda isteksizlik yaşar, sosyal hayattan uzaklaşıp içine kapanır, kayıpları ile ilgili kederli hisseder, gelecekte oluşacak kayıplar ve kendi hayatını idare edebilmek gibi konularla ilgili kaygı yaşar, bazen bu duygularla baş etmekte zorlandığı, bazı durumlarda hastalık konfüzyon yarattığı ya da kendini ifade edemediği için öfke patlamaları yaşar.  Terapötik görüşmeler, hastanın bu değişikliklere daha sağlıklı bir şekilde adapte olmasına, motivasyon kaybını daha az yaşamasına yardımcı olur, duygularını paylaşmasını mümkün kılar, sosyal hayattan ve aktivitelerden uzaklaşmaması konusunda desteklediği için hastalığın seyrini yavaşlatır.

 Aile destek görüşmeleri

Demans sürecinde bireyin yakınlarının bakım ve ilgisine ihtiyacı artmaktadır. Bu durum, aile üyelerinin günlük sorumluluklarının artmasına ve buna bağlı belirgin stres yaşamalarına sebep olur. Buna ek olarak hastadaki kayıplar ve değişimler, yakınlarının da kaygı, depresif duygulanım, yalnızlık, gerginlik, yılgınlık gibi emosyonlar yaşamalarına sebep olabilir.  Bireyin yaşantısını ve becerilerini belirgin biçimde etkileyen demansiyel süreçlerde, aile ve bakım veren kişilerin adaptasyonu son derece önemlidir. Aile görüşmeleri, bilişsel rehabilitasyon ve psikoterapi kazanımlarının günlük yaşantıya taşınmasını amaçlar. Hasta yakınları bu görüşmeler sayesinde duygularını dile getirebilecekleri güvenli bir ortama sahip olabilir, adaptasyon sürecinde yaşadıkları zorluklarla ilgili başa çıkma ve zaman yönetimi ve sorun çözme becerileri geliştirebilirler.

 

Bu yazı  Doç. Dr. Melek Kandemir tarafından hazırlanmıştır. 

Daha ayrıntılı bilgi için Nöroloji Bölümü ile iletişime geçebilirsiniz.